/davul     Mehmet Ali Şimayli

doğaçlama

sınır​

Duvarların içinde yaşarken ben;                          

İki alanın arasında,

Nubes yüzlü sınırın içinden

Saçarken ben;

Açarken;

Erken varan yakından sakınmadan ben;

Enine bir alanın dışında,

Hades yüzlü sınırın içine kaçarken ben;

Açarken;

Sermestim,

Zamanı salmışlar serbest

Bin yıl boyunca

İn-yıldız,

Sınırın içinden geçerken ben;

(Geç sonra erken)

‘sonra’sız bir döngüden

İzlerken ben;

Neredeyim?

Raddeye sığınmış ne haldeyim ben;

Medeniyetin tepiştirdiği her halden,

peyda lüksümde;

Ben olunamayacak yerdeyim;

İki alanın tepesine sıvışmış,

Üzerime yüklenen zirvedeyim…

İnatla senleşmeyen,

sineye birikmiş Kaf dağında,

dört boyutlu düzlemdeyim!

Önüm-yanım-üstüm kesit:

Zaman, bilmem nerede

Benden öte herkesin de,

Alana serilmiş herkezinde,

peyda efendiliğine

Tanık duramadığı

Yerdeyim…

 

Erdemin eriyim…

Dağa talim taburlar,

Yâra teslim tabutlar

Ve iki alanın arasında

Duvarlar içinde yaşarken ben;

Aşarken;

-Şarapken-

Seninleyim…

Mezara götürdüğün anılarında dahi,

Fermante köpüren eterim, farazi…

Fezaî muallak boyutları,

Sıkıştırmış arasında teraziye çekiyor

Duvarlarını, iki alanın.

Nereye kadar, sıvalanmış yalanın?

Yalak-anların içinden geçerken ben;

(geç sonra erken)

‘sonra’sız bir döngüde

Dönerken;

Sıvasız

Issız

ve sınırsız…

-
00:00 / 00:00
Metro kaçamakları

Heybeli

salon

,

ahşap

yerler

.

Dergâhı / Dehlizlerde / Devşiren / Densizlere / Defolun / Diyebilmeyi / Diliyorum...

Karbon faslı

"d"

Ulaştın mı meydan taşına, gözlerde ya saklı gönülde; böğürün hep, gökler nezaretinde.

Adem için tatlı bir ağıt, dillerde.

 

Devam eden adama ve kalan canına atfen bir nağme,

köylü şakaklarında.

Ne; onbirinde, kahrından ölenlerin vaktinde, çocuk olabildim

Ne de; küskün kanserliler zamanında, bir birey.

İlkin; 

üzüldüm.

Berikin;

gururlandım...

çocuk-birey

pngguru_edited.png
- eyle
00:00 / 00:00

Sözden yoksun, inan                 

Gökten mahrum iman               

Birden şaşmaz insan               

Hepten mağlup, inan               

Bir söz söyle                             

Bin dem dinle                         

Yar ben sende                        

Hep bir, eyle !                           

ın,,ın,,ın,,ınlayan çiçek dolusu...

ın,,ın,,ın,,ınlayan yıldız dolusu...

 

ek,,ek,,ekleyerek....

sömek,,sömek,,sökerek

ın,,ın,,ın,,ınlayan karışlar ardınca

ek,,ek,,ek,,eklenerek...yitti böcek...

in,,in,,in,,inleyerek...tünediğin...

rek,

  rek,

    rek.

dilimde sebebi,

gönlümde bedeli

ile

.

Baştan göçsün, inan

Gökten öte iman

Yolsuz yürür insan

Yektir birlik, inan

Hiç söz söyle

Bir dem inle

Yar ben sende

Hep bir, eyle !

00:00 / 02:20

Münferit Menfaat Müptelası

Heey,,,

Umut mu sardı.

Heep...

Yalan mı kardı.

Heey...

Olur mu sandı.

Heep...

Açıkça kandı.

Heeeeeeeeeey...

İnsan karardı!

Heeeeeeeeeey...

İnsan yarandı!

Heeeeeeeeeey...

Heey,,,

Yanak mı sarmış.

Heep...

Cana mı banmış.

Heey...

Olur mu sanmış.

Heep...

Açıkça kanmış.

Heeeeeeeeeey...

İnsan kararmış!

Heeeeeeeeeey...

İnsan yaranmış!

Heeeeeeeeeey...

 

Heyelan Hepsi

Heey,,,

Umut sanarsa.

Heep...

Yalan kararsa.

Heey...

Olur sanarsa.

Heep...

Açıkça varsa.

Heeeeeeeeeey...

İnsan kararsa!

Heeeeeeeeeey...

İnsan yararsa!

Heeeeeeeeeey...

Heey,,,

Yanak sararsa.

Heep...

Cana banarsa.

Heey...

Olur sanarsa.

Heep...

Açıkça varsa.

Heeeeeeeeeey...

İnsan kararsa!

Heeeeeeeeeey...

İnsan yararsa!

Heeeeeeeeeey...

 

evvel enfas elem'e

ecûc-efkâr erene

engin edvâr esiri

engin edvâr esiri...

ebâdı, edâsı edilgen

esrik ezgi emeli

ecil ecel ekîden

ecil ecel ekîden...

 

eksik epik entrikalar eşiğinde...

 

00:00 / 01:46

gizEm

enfâs: nefes / elem: acı / ecûc: ışık veren / edvâr: devir,çağ / ecil: geciktirilen şey / ekîden: metin ve sağlam şekilde